Dünya

‘Soykırım sömürgecilerin eseri’


Tarihin en büyük soykırımlarından biri, dönemin Devlet Başkanı Juneval Habyarimana’nın uçak kazasında hayatını kaybetmesi sonrası, Ruanda’da yaşanmıştı. Ruanda’da soykırım, Temmuz 1994’te Tutsilerin kurduğu “Ruanda Vatansever Cephesi” örgütünün başkent Kigali’ye girmesi ve ülkenin kontrolünü devralmasıyla sona ermişti.

Ruandalı tarihçi ve dil bilimci Prof. Dr. Pacifique Malonga, ülkede tarih boyunca birlikte yaşayan ve aynı dili konuşan Hutularla Tutsilerin Belçikalı misyonerlerin ülkeye girmesiyle ikiye bölündüğünü ve 1994’teki soykırımının bu nedenle yaşandığını belirtti.

Ruanda hükümetinin danışmanı da olan Malonga, 19’uncu yüzyıldaki sömürgecilik hareketlerinin ülkesini de etkilediğini ve bunun sonucunda Ruanda’ya gelen ilk ülkenin Almanya olduğunu belirtti. Birinci Dünya Savaşı’ndan yenilgiyle ayrılan Almanya’nın Ruanda’daki sömürgesinin sona erdiğini anımsatan Malanga, “Almanlar Ruanda’da fazla kalmadı. 19’uncu yüzyılın sonunda Ruanda, Burundi ve bana göre Tanganika’da da sömürgecilik faaliyetinde bulunarak Alman Doğu Afrikası’nı kurdular. Kişisel görüşüm Almanlar Ruanda üzerinde büyük bir etki yapamadılar.” dedi.

Birinci Dünya Savaşı’nın sonunda 1922 yılında Ruanda’nın Belçika’nın sömürgesi haline geldiğini anımsatan Malonga, sözlerini şöyle sürdürdü: “Özellikle Belçikalılar misyonerleriyle ülkemize geldiler ve bağımsızlık kazandığımız tarihe kadar (1 Temmuz 1962) burada kaldılar. Belçikalılar misyonerlerle Ruanda’ya etnik ve sosyal ayrımcılık gibi sorunları da getirdi. Farklı yöntemlerle Hutu ve Tutsi etnik sorununu ilk defa Belçikalılar soktu ülkemize… Belçikalılardan sonra Ruanda’ya nüfuz sahibi Fransızlar da gelmeye başlamıştı. Operasyon esnasında Ruanda’nın üç bölgesinde soykırım yapanları (Hutular) korumaya aldılar. Soykırımı gerçekleştirenleri neden korumaya aldılar hala anlamış değilim.” Belçikalılardan önce Ruanda halkının, aynı dili konuştuğunu vurgulayan Malonga, “Kimse birbirini Hutu veya Tutsi olarak tanımlamıyordu. Bana göre, (Belçikalıların) bu ayrımcılığı nasıl başardıkları büyük bir gizem. Ama bunu başardılar” dedi.

KİGALİ