Haber

‘Özgürlüğe umut oldular’


Amed zindanlarında 12 Eylül zincirlerini kıran Necmi Öner, Eşref Anyık, Mahmut Zengin ve Ferhat Kurtay ile aynı koğuşta kalan Recep Şeftalidalı, yaşamlarını yitirişlerinin yıldönümünde ‘Dörtler’i anarak ‘Özgürlüğe umut oldular’ dedi

Necmi Öner, Eşref Anyık, Mahmut Zengin ve Ferhat Kurtay ile aynı koğuşta kalan Recep Şeftalidalı, yaşamını yitirişlerinin yıldönümünde onları anarak “Özgürlüğe umut oldular” dedi. Türkiye’de 12 Eylül askeri darbesinin akıllarda kalan en büyük vahşeti, Diyarbakır Cezaevi’nde yaşandı. Darbenin ardından her türlü işkencenin uygulandığı Diyarbakır Cezaevi’nde, 33’üncü koğuşta kalan Ferhat Kurtay, Necmi Öner, Eşref Anyık ve Mahmut Zengin, 16 Mayıs’ı 17 Mayıs’a bağlayan 1982 gecesinde işkencelere karşı bedenlerini ateşe verdi. Dört devrimci, eylem öncesi kaleme aldıkları notta şunları ifade etti: “Bizler Mazlum’un ardıllarıyız, eylem doğru anlaşılmalı.”

‘Direnmek yaşamaktır’ dediler

Tarihe “Dörtlerin Gecesi” olarak geçen eylemin olduğu dönemde Kurtay, Öner, Anyık ve Zengin ile aynı hücrede kalan Recep Şeftalidalı, yaşananları anlattı. Şeftalidalı, “Cezaevinde Esat Oktay’ın onca işkence, saldırı ve baskılarına rağmen koğuşta Ferhat Kurtay’ın büyük bir etkisi ve ağırlığı vardı” dedi. Şeftalidalı o geceyi şöyle anlattı: “Eylemin yapıldığı gün 16 Mayıs’ı 17 Mayıs’a bağlayan gecedir. Yatağımda derin bir uykudayken birden ‘Kahrolsun sömürgecilik’, ‘İnsanlık onuru işkenceyi yenecek’ sloganları yükseldi. Arkadaşlar eylemlerini her şeyi hazırladıkları bir anda yaptılar.” Arkadaşlarına su dökmeye başladıklarında Kurtay’ın hala yaşadığını ve “Arkadaşlar su dökmeyin. Su dökmek ihanettir” dediğini dile getiren Şeftalidalı, şöyle devam etti: “Kurtay, 7 gün sonra tahliye edilecekti. Mazlum Doğan’ın şahadet haberi bize gelmişti. Dörtler de Mazlum Doğan’ın dediği gibi, ‘Direnmek yaşamaktır’ sözüne uygun davrandılar. Özgürlüğe umut oldular.”

Bir kıvılcım ateş topuna döndü

Diyarbakır Cezaevi’nde sistematik bir işkencenin olduğunu, bunun amacının da Kürt halkının gelişen özgürlük mücadelesini yok etmeye dönük olduğunu dile getiren 78’ler Derneği Diyarbakır Şubesi Başkanı Abdulgani Alkan ise, “Cezaevinde direniş kültürü yoktu. Karşı koyma nasıl olacak bilmiyorduk. Mazlum Doğan’ın eylemi sıradan bir karşılık vermek değildir. Dörtlerin eylemi de çok ciddi bir eylemdir. Bu eylemden sonra da 14 Temmuz direnişi oldu. Yakılan kıvılcım artık bir ateş topuna dönüşmüştü. Bu eylemler toplumsal bir sonuç aldı. Direnişi büyüttü, kavgayı sürdürmek eylemi oldu” diye konuştu.

Aziz Oruç-Özgür Paksoy/dihaber