Ekoloji

Ayder Ayder olalı böyle zulüm görmedi!


Ayder 1300’lü yıllarda ‘Halalılar’ tarafından kurulmuştur. Rize’nin Çamlıhemşin ilçesinin 19 km güneydoğusunda yer alan Ayder, 1350 metre rakımda ladin ve kayın ormanlarıyla kaplı bir yayladır. Halalılar, Ayder Yaylası ve Çamlıhemşin arasında kalan köylerde yaşayan Hemşinli halktır. Köylerin eski adları Çulanut, Holco, Canut, Tobira, Citne, Livik, Habak ve Hunanlı’dır.

Rize’nin Çamlıhemşin İlçesi’nde bulunan Ayder Yaylası, 1987 yılında Bakanlar Kurulu kararı ile ‘Turizm Merkezi’ ilan edilmiş ve bu tarihten sonra yaylada gelişigüzel yapılar ortaya çıkmıştı. 1994 yılında Milli Park, 1998 yılında ise Doğal SİT Alanı ilan edilerek koruma altına alınan Ayder, 2006 yılında alınan yeni bir kararla yine ‘Kültür ve Turizm Koruma Gelişim Bölgesi’ ilan edildi. 1998 yılında Doğal SİT Alanı ilan edilen yayla için 2 yıl içerisinde ‘Koruma Amaçlı İmar Planı’ oluşturulması gerekiyordu. Ancak, 19 yıl geçmiş olmasına rağmen böyle bir plan hazırlanmadı. Kaçak yapıların inşa edildiği yayla ve çevresinde yüzlerce kişi, kaçak yapılaşma ile SİT ve Milli Park yasalarına muhalefet ettikleri için yargılandı. Çamlıhemşin Belediyesi Meclisi, Ayder Yaylası’ndaki 290 yapıdan 158’i hakkında, kaçak ve ruhsata aykırı olduğu gerekçesiyle yıkım kararı aldı. Kaçak ve ruhsata aykırı yapıların yıkılması için Kamu İhale Kanunu’nun ilgili maddesi uyarınca hizmet alımı yoluyla açık ihaleye çıkıldı. Ancak yıkım ihalesine katılan firma olmayınca kaçak yapılar yıkılmadı. Yıkılmayan yapıların TOKİ eliyle yıkılması ve yerine TOKİ’nin inşa edeceği yapılarla ‘koruma bölgesi’ tam bir yağmaya açılıyor.

Ayder yaylası!

12_ayderAyder, 1300’lü yıllarda ‘Halalılar’ tarafından kurulmuştur. Rize’nin Çamlıhemşin ilçesinin 19 km güneydoğusunda yer alan Ayder, 1350 metre rakımda ladin ve kayın ormanlarıyla kaplı bir yayladır. Halalılar, Ayder Yaylası ve Çamlıhemşin arasında kalan köylerde yaşayan Hemşinli halktır. Köylerin eski adları Çulanut, Holco, Canut, Tobira, Citne, Livik, Habak ve Hunanlı’dır. Bu köy isimlerinin tamamı Ermenice isimlerdir. Yıllar boyu uygulanan baskılarla asimilasyona uğratılan Hemşinliler inatla geleneklerini sürdürmektedirler. Arap döneminde, baskılara dayanamayan Ermeniler’in bir kısmı ayaklanıyor ve isyan göçle sonuçlanıyor. Ayaklanmayı başlatan ve göçü yöneten Hamam ve Şapuh Amatuni Beyleri 789-790 yılları arasında 12 bin Ermeni’yi, bugünkü Hemşin topraklarına getiriyor. Bu beyler burada bir kent kuruyor ve buraya kendi isimlerinden esinlenerek ‘Hamamaşen’ adını veriyorlar ve bu ad zamanla Hemşin’e dönüşüyor.

Demografik yapılar ve yağma hedef!

Türkiye coğrafyasının dört bir yanında yaşayan halklar, cumhuriyetin kuruluşundan bu yana yoğun bir asimilasyona tabi tutularak Türkleştirilmeye çalışıldı. Bu asimilasyonu kabul etmeyen başta Ermeniler ve Kürtler ise inanılmaz acılarla yüzyüze kaldırlar. Ermeni olup da halen bunu saklama gereği duyan insanlar haksız sayılmazlar. Hrant Dink’in yaşadıklarına bakınca bunun nedenini anlamak mümkün. Yıllar boyu asimilasyona uğramış, Dersim Katliamı gibi birçok soykırım girişimleriyle karşılaşmış olan Kürt halkı, bugün de benzer saldırılar altında. Buna karşın her şeye rağmen özgürlük mücadelelerini sürdürüyorlar. Karadeniz Bölgesi’nde de açığa çıkan saldırıların, bölgenin demografik yapısını değiştirmeye dönük adımlar olduğu görülüyor. Arap kenti inşa etmek dahil yaylaların imara açılmasıyla ortaya çıkarılan yağmanın müşterilerinin de Arap milyarderler olacağı gizlenmiyor. Trabzon Araklı’da Arap kenti inşa edilmesine dönük yapılan açıklamalarda, bölge halkı ile Arapların aynı kültürel özelliklere sahip olduğu vurguları yapılırken hangi benzerlikten söz edildiği anlaşılamasa da bunun dini inanç boyutu üzerinden değerlendirildiği görülüyor. Çay ve fındık tarımının bitirilme adımları atıldığı, uyguladıkları politikalarla açığa çıkarken, bölge halkına zorunlu göç yolları açılıyor.

HABER MERKEZİ