Haber

Tutsaklar’dan tek tip açıklaması: Mazlumların Sakinelerin tarzıyla direneceğiz


Binlerce siyasi tutsak adına açıklama yapan Deniz Kaya, ‘Diyarbakır vahşetinde Sakine Cansız yoldaşımızın ortaya koyduğu direnişi ve cellat Esad Oktay’ın yüzüne nasıl tükürdüğünü görmesi sanırız yeterlidir. O gün Mazlumlar, Kemal, Hayri, Sakine, Ferhat nasıl direndiyse bugünde aynı tarzda direneceğiz’ dedi

Hükümetin, askeri darbe girişimde bulunduğu iddia edilen ve yargılanan askerlerden birinin adliyeye üzerinde Hero yazılı tşörtle gelmesini bahane ederek gündeme getirdiği cezaevlerinde “tek tip kıyafet”e tepki had safhaya çıktı. “Tek tip kıyafet” uygulamasına karşı PAJK ve PKK’li tutsaklar adına Deniz Kaya yazılı açıklama yaptı. AKP-MHP’nin Türkiye’yi yangın yerine çevirdiğini belirten Kaya, eğer bir iktidarın mevcut politikalarının anlaşılması isteniyorsa onun cezaevi politikalarına bakmanın yeterli olacağı kaydedildi. Kaya, “Zindanda olan her insanın, tırnak içinde yaşam güvencesi ‘devletin’ güvenliği altındadır denilir. Biz siyasi tutsaklar bunun böyle olmadığını, bize dönük her dönem uygulanan işkence, izolasyon, baskı ve yoldaşlarımızın yanı başımızda katledilmesiyle biliyoruz. Ama hiçbir zaman AKP iktidarı döneminde olduğu kadar bu politikalar bu düzeyde hilekar, ahlaksızca uygulanmadı” dedi.

‘Tavrı bizim de tavrımızdır’

“PKK Lideri Abdullah Öcalan’a uygulanan tecridin hiçbir zaman bu düzeyde pervasız bir biçimde, bir çürütme, yok etme politikasına dönüşmediğine” işaret eden Kaya, şöyle devam etti: “Dayatılan ‘Ya teslimiyet ya da seni tüm toplumdan tecrit edeceğiz’ işkencesidir. Kürt Halk Önderi bu politikaya direnişle yanıt verdi. Bu direniş, mücadele tarzı ve eylemsel tavır bizim de tavrımızdır. Hiç bir şart altında AKP-MHP faşizminin bize dayattığı teslimiyeti kabul etmeyecek ve sonuna kadar direnmeye esas alacağız. Bizim eylemsel duruşumuzun merkezinde elbette ki önderliğimizin, halkımızın özgürlüğü vardır. Bunun için dün olduğu gibi bugün de, biz PKK’li ve PAJK’lı tutsakların hiç bir eylemden kaçınmayacağını, tüm açıklığı ile belirtmek istiyoruz.”

‘Direneceğiz’

Öcalan ve kendilerine dayatılan hiçbir onursuzluğu kabul etmeyeceklerini belirten Kaya, “AKP-MHP faşizminin dayattığı tek tip elbise, çıplak arama, nizami biçimde sayım verme, kimlik üzerinde taşıma, kelepçeli muayene olmak vb. çoğaltacağımız uygulamalar karşısında, sonuna kadar direneceğiz. Özellikle son dönemlerde cezaevindeki PAJK’lı kadın yoldaşlarımıza dönük işkence, taciz, çıplak arama dayatmaları ayyuka çıkmış durumdadır. Erkek iktidar zihniyeti bu uygulamalarla sonuç alacağını düşünüyorsa, Diyarbakır vahşetinde Sakine Cansız yoldaşımızın ortaya koyduğu direnişi ve cellat Esad Oktay’ın yüzüne nasıl tükürdüğünü görmesi sanırız yeterlidir. O gün Mazlumlar, Kemal, Hayri, Sakine, Ferhat nasıl direndiyse bugünde aynı tarzda direneceğiz” ifadeleri kullanıldı.

‘Tecrübemiz var’

Direniş denince akla ilk ölüm orucu ve süresiz açlık grevlerin gelmemesi gerektiğini kaydeden Kaya, “Örgütsel birlik çerçevesinde aynı tarzın, sahibi olmakta bir eylemdir. Kendini eğitmek, yanındaki yoldaşları eğitmekte bir eylemdir. Verilen tek tip elbiseyi kabul etmeyip kendilerine vermek, zorla verildiğinde yırtıp atmak, hakeza zorla giydirildiğinde yırtıp atmakta bir eylemdir. Edindiğimiz büyük mirasımız, tecrübemiz vardır. Zengin bir eylem dilinin sahibi olmalıyız. Slogan atma, kapı, mazgal vurma, idarelerin işlerini zorlaştırma, ‘Eğer tek tip giymezseniz sizi görüşe, şuraya buraya çıkarmayız’ türü yaklaşımlar dayatılırsa, o alanları protesto ederek çıkmamakta bir eylemdir” dedi.

Mücadele çağrısı

Her anlamıyla direnmek gerektiğini söyleyen Kaya, şunları kaydetti: “Her alanımız merkezi eylemlerimizin dışında, belirttiğimiz çerçevede zengin yol, yöntem ve taktiklerle mücadele etmelidir. Merkezi eylemlerimiz dışında, herhangi bir onursuzlaştırma politikası dayatılmıyorsa; hemen ölüm orucuna girme ve süresiz açlık grevi başlatma olmamalıdır. Mümkün mertebe her alanımız, genel mücadelemizin ortaya koyduğu eylem politikası ile koordineli hareket etmelidir. Önderliğimizin adadaki eylem ve direniş çizgisini özümseyip, ona göre hareket etmek önemlidir. Dayatılan provokasyonlar karşısında da kuşkusuz her zamankinden daha fazla uyanık ve politik olmalıyız. Ama aynı zamanda her zamankinden daha fazla ruhta, duyguda ve iradede net olmalıyız. Her türlü insanlık onurunu çiğneyen faşizan dayatmalar karşısında tavır ve eylem sahibi olmasını bilmeliyiz. Bu anlamda artık içerisi, dışarısı demeden AKP-MHP faşizmine karşı direnmenin bir hak olduğunu belirtiyor, herkesi daha fazla mücadele etmeye çağırıyoruz.”

İSTANBUL