Rojava

Parçalanma değil gönüllü birliktelik


Minbic, Tabka, Rakka gibi kentlerin özgürleştirilmesi hamlesiyle büyüyen ve yeni döneme giren Kuzey Suriye Demokratik Federasyonu’na ilişkin merak edilen soruları Fedarasyon Eşbaşkanı Foza Yûsif yanıtladı: ‘Federasyon parçalanmışlık değil, gönüllü birlikteliktir’

Her biri 2 kantondan oluşan Cizîr, Fırat ve Efrîn bölgeleri ile Rakka ve Minbic özerk bölgeleri olarak coğrafik sınırlarını belirleyen Kuzey Suriye Demokratik Federasyonu, 22 Eylül’de komün seçimlerini yapmaya hazırlanıyor. Yeni idari sistem ve seçimler ile ilgili dihaber’in sorularını yanıtlayan Kuzey Suriye Demokratik Federasyonu Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Foza Yûsif, kurucu meclisin seçimlerden sonra görevine son vereceğini ve yerini seçimle gelmiş halkların kongresine bırakacağını söyledi.
Foza Yûsif’ın, Erdoğan Atlan’ın sorularını yanıtladığı röportajdan bazı bölümler şöyle:

*Geçtiğimiz günlerde Kuzey Suriye idari yapısına ilişkin 3 bölge (Cizîr, Fırat, Efrîn) ve her bölgeye bağlı ikişer kanton açıklamaları geldi. Bu bölge ve kantonlar neye göre belirlendi?

Önceleri yönetimi örgütleme biçimi kanton esasına dayalıydı. Çünkü Girê Spî, Hesekê, Şedade ve Şehba’nın bazı bölgeleri özgürleşmemişti. Bu kentlerin özgürleşmesi ile Kuzey Federasyonu halklarının yönetim sorununa çözüm olacak federasyon ihtiyacı doğdu ve bölgeler ihtiyaca göre örgütlendi. Amaç her halk, inanç ve farklılığın kendini yönetmesi, kendi ihtiyaçlarına göre çözüm üretmesi ve merkezi bir yapılanmanın önünü kesmektir.

*Neden Rojava değil de Kuzey Suriye Demokratik Federasyonu?

Proje, demokratik ulus paradigmasına dayanıyor. Bu sebeple bölge tüm halkları kapsayan bir isim ve yönetim şekline göre ayarlanmalıdır. Şayet sadece Kürtlerin yaşadığı bölge olsaydı, Rojava en uygun isimdi.

*Uluslararası güçler buna nasıl bakıyor?

Şimdiye kadar uluslararası güçler projemize olumlu ya da olumsuz baktıklarına dair herhangi bir açıklama yapmadılar. Herkes bizi takip ediyor ve anlamaya çalışıyor. Bu süreçte açık bir tutum da beklemiyoruz. Bu projeye siyasi yaklaşım için zaman gerektiğini düşünüyoruz.

*Karşı olanlar var mı, karşı çıkanlar niye karşı çıkıyor?

Çevremizdeki devletler, merkezi ulus devlet yapılanmaları ve demokrasi düşmanıdırlar, bu sebeple demokratik her adımı tehdit kabul ediyorlar. Biliyorlar ki, burası onları da etkileyecektir. Rejim kendisini yenileme anlamında adım atmıyor ve 2011 öncesi Suriye’sini tahayyül ediyor. Bu sebeple rejim demokratik çözümden yana değil.

*Neden özerklik veya demokratik özerklik değil de federasyon?

Bize göre federasyon demokratik özerkliğin en güçlü halidir. Federasyonda bölgeler yönetime iradeleri ile daha güçlü katılır. Çünkü hem kendi meclisleri, hem kendi yönetimleri var.

*Kuzey Suriye denilmesine Rojava’dan veya Kürtlerden destek veya tepki alıyor musunuz?

Önceleri itirazlar oldu, ancak Kürtler, Kuzey Suriye Federasyonu ile haklarını daha fazla garantiye alabileceklerini gördü ve kabul ettiler.

*Şu an kurucu meclis misyonunu ifşa ediyorsunuz. Bu meclis ne zamana kadar görevde olacak?

Kurucu meclis, demokratik federasyon projesini hayata geçirmek için, halklarımızın ortak kararı ile kuruldu. Kurucu meclis seçimlerden sonra görevine son verecek ve yerini seçimle gelmiş halkların kongresine bırakacak.

*Oluşturmak istediğiniz sistem ile Suriye’ye nasıl bir model sunmak istiyorsunuz?

Suriye’nin temel sorunu ulus devlet yapılanmasıdır, bunun yerini demokratik bir yapılanmaya bırakması şarttır. Biz çözümün Federal Suriye’de olduğunu görüyoruz. Suriye’deki çok renkliliğin bu şekilde korunacağını biliyoruz. Aksi durum çatışmaların sürmesidir. Bizim hayata geçirdiğimiz model tüm Suriye içindir.

*Seçim yapacağınız bölgeleri Suriye’den ayırıyor musunuz? Bu bölgelerin Suriye ile veya diğer bölgelerle bağı nasıl olacak?

Her şeyden önce söyleyeyim ki, demokratik federalizm Suriye’nin iç projesidir, biz çözümü Suriye’nin parçalanmasında değil, birlikteliğinde görüyoruz. Parçalı yapıların, bölge ve çözüm istemeyen devletlerin egemenliğinde kalacağına inanıyoruz. Şimdiki durumda diğer bölgeler ile ilişkilerimiz kopuktur. Her bölgede bir güç egemendir. Bu bölgeler arası ilişkiler gelişmeli ve bunları bir sistem etrafında müzakere etmeli. Her halkın, inancın, farklılığın korunduğu bir anayasa hazırlanmalı. Bu anayasa, bölgelerarası ilişkileri tanımlamalı ve Federal Suriye yönetimini ortaya çıkarmalıdır.
l Türkiye yetkilileri tarafından sık sık ‘Yanı başımızda yeni bir devlete izin vermeyiz’ açıklamaları yapılıyor. Siz yeni bir devlet mi kuruyorsunuz, Suriye’yi mi parçalıyorsunuz?

Biz devlet kurmuyoruz. Suriye halklarının başına bela olan ulus devleti demokratikleştirmeye çalışıyoruz. Federasyon parçalanmışlık değil, gönüllü birliktelik ve uzlaşmadır.

*Suriye için daha çok ABD ve Rusya’nın nasıl bir gelecek öngördükleri konuşuluyor. Suriye’nin geleceğini ABD ve Rusya dengeleri mi belirleyecek? Hareketiniz için de kimisi ABD yanlısı, kimisi Rusya yanlısı diyor.

Biz ilk günden beri söylüyoruz; halklarımızın tarafındayız. Biz de siyaset yapıyoruz ve herkesle antlaşma yapma hakkımız var. İlişkilerimiz hem ABD, hem de Rusya ile var. Çünkü her iki güç de Suriye savaşının içinde ve güçlüdürler. Ancak ilişkilerimiz ilkeli ve halkımızın çıkarları doğrultusundadır. Biz gücümüzü toplumumuzdan alıyoruz.

*Eski Suriye’de kimliksiz olan Kürtlerin ‘payına’ ne düşüyor; Kürtler bu kuracağınız sistemde nerede yer alıyor; özetle Kürtlerin geleceği ne olacak?

Kürtler federasyonda kimlik ve haklarının sahibi olacaklar. Kürtler bu sistemin kurucu unsurudur. Yönetimde yer alma, dilleri ile eğitim alma-verme, diğer yurttaşlar gibi kimlik edinme hakları var.

*Yine hem Kuzey Suriye’de hem de Suriye’de farklı halklar, topluluklar, inançlar ve gruplar var. Tüm bu farklılıkları nasıl buluşturup, bir arada tutacaksınız?

Sistem tüm halkları ve inançları kapsıyor. Toplumsal sözleşmede tüm halkların, inançların ve farklılıkların hakları tanımlanmıştır. Federal meclisin yüzde 40’ı bileşenlerden oluşacak.

*Askeri bir güç olan Demokratik Suriye Güçleri’nin (QSD), yeni sisteminizde karşılığı nedir? Kuzey Suriye Demokratik Federasyonu’nun ordusu mu olacak?

QSD Suriye halklarının savunma gücüdür. Toplumsal sözleşmemizde Kuzey Suriye Federasyonu’nun savunma gücü olarak tanımlanmıştır.

QAMIŞLO