İzlenim

İstanbul’da yel ‘HAYIR‘dan esiyor


HDP’lisine, muhafazakarından, demokratına herkes farklı gerekçelerle de olsa bize ‘yelin ‘Hayır’dan yana estiğini’ söylüyor

Hicran Urun

Türkiye halkları son bir buçuk yılda üçüncü seçimini yaşayacak. Ancak 16 Nisan’da yapılacak olan yeni anayasa referandumu diğerlerinden farklı. Halklar ve özgürlükler için bir eşik olan bu referandumla halklar ‘tek adam’ rejimini öngören ‘başkanlık sistemi’ dayatmasına karşı tercih yapacak. Dolayısıyla bu seçimin bir parti seçiminden çok, bir ‘kader’ seçimi olduğunu söylersek çok da abartılı bir yorum yapmış olmayız.

Türkiye’nin Olağanüstü Hal (OHAL) koşullarında gittiği bu referandumun belirleyici kentlerinden İstanbul’un nabzını tutmak için biz de sokakları arşınladık. Bu kez seçtiğimiz yer ise İstanbul’un birinci bölgesi. Ancak izlenimimize geçmeden önce İstanbul birinci bölge ile ilgili kısa bir bilgilendirme yapmakta fayda var. İstanbul’un ikinci ve üçüncü bölgelerine oranla en fazla ilçesi bulunan (14) birinci bölgede 1 Kasım 2015 genel seçim sonuçlarına göre AKP yüzde 47,5, CHP yüzde 33,0, HDP ve MHP ise yüzde 8,6 oranında oy almış. Toplamda 31 milletvekili bulunan bu bölge özellikle üçüncü köprünün yapımının ardından ‘muktedirler’ için bir rant alanına dönüşmesi ile gündemde.

İlk durak Beykoz

Bölgede ilk durağımız, AKP’nin 1 Kasım’da ‘hatırı sayılır’ bir oy oranına sahip olduğu ilçe Beykoz. (AKP’nin birinci bölgede en yüksek oy oranına sahip olduğu ilçe yüzde 56 ile Pendik, Beykoz ise yüzde 54,6 ile ikinci sırada yer alıyor.) İstanbul’un diğer ilçelerine oranla burada partilerin seçim havasına girdiğini söylemek pek mümkün değil. Zira ilçede ne görüntü kirliliğine neden olan seçim bayrakları ne de gürültü kirliliğine neden olan seçim anons arabalarına rastlıyoruz. Birkaç pankart ve afiş dışında (ki tahmin ettiğiniz üzere ‘Hayır’cıların maruz kaldığı saldırılardan pankartları da nasibini almış) seçime dair pek bir emare yok. İlk ziyaret yerimiz semt pazarı. Pazarda yalnızca Halkların Demokratik Partisi’ne (HDP) ait ‘Hayır’ standını görüyoruz. Bir de yerde gördüğümüz bildirilerden Haziran Hareketi’nin de bizden önce pazarı ziyaret ettiğini anlıyoruz.

‘O çok bahsedilen istikrar olmadı’

Stantta bildiri dağıtanlarla referandum üzerine kısa bir sohbete başlıyoruz. Sözü ilk olarak Ahmet Avşar alıyor ve stantlarını AKP’li ve MHP’li seçmelerin de ziyaret ettiğini vurguluyor: “Özelikle Beykoz’da yaşayan AKP’li seçmende büyük bir kırılma var. Yaptığımız ev ziyaretlerinde de yıllarca AKP’ye oy vermiş Kürtler bu seçimde ‘Hayır’ diyeceğini söylüyor. Buna sebep olarak da barış sürecinin askıya alınmasını gösteriyorlar. Bu AKP’li seçmende dahi bir kırılma yarattı. Çünkü o çok bahsedilen istikrar olmadı. Bütün yetkilerin tek bir kişide toplanması herkesi korkutuyor. MHP’li seçmende de bu kırılma görülüyor.”

8_çekmeköy

Ekonomik gidişat endişendiriyor

Daha sonra söze Menderes Kaya giriyor ve AKP’li muhtarın dahi ‘Hayır’ diyeceğini söylüyor: “Ekonominin kötüye gitmesi herkesi endişelendiriyor. İstikrar yok diyorlar. Burada MHP ilçe başkanı ‘Hayır’ dediği için görevden alındı. Büyük Birlik Partisi ilçe teşkilatı da ‘Hayır’ dediği için istifa etti. AKP’li seçmen de ‘Hayır’ diyeceğini söylüyor. Ama bir korku da hakim kimse isminin geçmesini istemiyor.”

‘Kendimi bildim bileli MHP’liyim ama…’

Pazarda dolaşmaya devam ediyoruz. Rastgele durdurduğumuz bir gence referandum ile ilgili konuşmak istediğimizi söylüyoruz. İsmini sorduğumuzda “ismin önemli değil ben kendimi bildim bileli MHP’liyim” yanıtını veriyor ve ekliyor: “Ben tam ‘Evet’ diyeceğim karşıma ayakkabı kutuları geliyor, tam ‘Evet’ diyeceğim karşıma ‘Kandil’ görüşmeleri geliyor, tam ‘Evet’ diyeceğim karşıma milyon dolarlık kol saatleri geliyor, ‘Hayır’ diyorum.”

‘AKP’liler de rahatsız’

İkinci durağımız ise, HDP’nin birinci bölgede en yüksek oy oranına sahip olduğu ilçe Sancaktepe. Burada da Mesut Baysungur’un sesine kulak veriyoruz: “Benim bireysel kararım bütün hile ve hırsızlıkları göz önünde bulundurarak söylüyorum ki ‘Hayır’ çıkacak. Çünkü AKP’nin içinde de birçok ‘Hayır’cı var. FETÖ’cü diye bir sürü insanı ekonomik olarak mağdur ettiler. Bir sürü insanın mal varlığına el konuldu. Bundan AKP’liler de rahatsız. Tek adam rejimini kimse kabul etmez. MHP’nin ise kendi içinde bir dalaşı var. Kendi içlerinde zaten bölünmüş durumdalar. Dolayısıyla ‘Hayır’ oranının daha yüksek olduğunu düşünüyorum.”

Önce bir kadın olarak…

Üçüncü durağımız ise Çekmeköy. Beykoz’a oranla burada seçim havasının daha hakim olduğunu söyleyebiliriz. İlçede ‘Hayır’ stantlarının yanı sıra ‘Evet’ stantları da göze çarpıyor. Ancak ‘Hayır’ standındaki insan akışı ve coşku ‘Evet’e göre daha fazla. Belirtmem gereken bir detay daha var ki; o da diğer tüm ilçelerde olduğu gibi burada da çalışma yürüten kadın çoğunluğu. Üstelik her iki cephede de. Burada ise ‘Hayır’ standından bildiri alan Nejla Daşdemir’i dinliyoruz: “Ben önce bir kadın sonra da bir anne olarak ‘hayır’ diyorum. Ülke tek bir kişinin eline bırakılamaz, bu yüzden ‘Hayır’ diyorum ve anadilimin kimliğimin korunması için ‘Hayır’ diyorum. AKP’nin de içinde de bir tepki olduğunu düşünüyorum. Bunları kararsız olarak adlandırılıyor ama bence korkudan kararlarını açıklayamıyorlar.”

Yüksekdağ’ın fotoğrafı bile yasak

Son durağımız HDP’nin Kadıköy mitingi oluyor. Burada altını çizmem gereken ilk detay ise miting alanının ‘ulaşılamazlığı.’ Miting için HDP’ye yaya ulaşımının oldukça zor olduğu E-5 kenarında ve izole bir alan gösterilmiş. Alana girdiğimizde sahneden duyduğumuz ilk anons da birçok ilçe aracının yanlış yere gittiği yönünde oluyor. Ve birçok kişinin telefonla birbirine miting yerini tarif etmeye çalıştığına şahit oluyoruz. Ancak tüm bu zorluklara rağmen on binler miting alanına ulaşmayı başarıyor. Öyle ya eşbaşkanları, milletvekilleri ve binlerce parti üyesi tutuklanmış bir kitle böylesi ‘basit’ bir zorlukta yılacak değildi. Diğer bir dikkat çeken nokta ise arama noktalarında ellerde bulunan küçücük Figen Yüksekdağ fotoğraflarına dahi el konulması. Yasakmış! Zaten ikinci bir anons da bunun için geliyor; ‘Her ne kadar eşbaşkanımız Figen Yüksekdağ’ın posteri miting alanına astırılmasa da buradan da ona kocaman bir selam gönderiyoruz.’

8_hayır_miting

‘Her Hayır barışa ‘Evet’tir’

Sahneden gelen her ‘Cizre, Nusaybin, Mehmet Tunç, İmralı, Berkin Elvan, cezaevi ve Gezi’ vurgusunda artan kitle coşkusu ve sloganları ise bu referandumun Kürtler ve demokrasi cephesi açısından ‘Hayır’ gerekçesini ortaya koyuyor. Mitingde ilk sözü alan milletvekili ise Filiz Kerestecioğlu oluyor. Kerestecioğlu, kadınlara sesleniyor: “Benim bedenim, benim kararım’ diyen kadınların şehridir İstanbul. Kadınlar hep birlikte ‘Hayır’ diyecek.” Daha sonra sözü Sırrı Süreyya Önder alıyor. Önder konuşmasında çözüm masasının devrilmesine vurgu yapıyor ve ekliyor: “Her ‘Hayır’ barışa ‘Evet’tir.” Son olarak konuşan ise Kürt siyasetinin deneyimli ismi Ahmet Türk oluyor. Kürt bir siyasetçi olarak 12 Eylül’ü, 90’ları yaşadığını hatırlatan Türk, o günlerden bugüne Kürt siyasetinin güçlenerek geldiğini söylüyor. “Bu referandum Türkiye için çok önemli ancak Kürt halkı için çok çok önemli” diyen Türk, Kürt halkının kazanımlarına yönelik saldırılara dikkat çekiyor: “Rojava’da, Şehba’da, Minbic’de Kürt statü elde etmesin diye saldırıyorlar. Kürtlerin kazanımlarını her yerde yok etmek istiyorlar. Bu duruşa karşı koymazsak, onursuz bir yaşamı kabul etmiş oluruz. Kürtler bu onursuzluğu kabul etmeyecek ve ‘Hayır’ diyecek.”

8_sırrı_2

Hava döndü

Türkiye’nin her yerinde ‘Hayır’ ve ‘Evet’in eşitsiz koşullarda yarıştığı referandum için son düzlükteyiz. Birinci bölgeyi İstanbul’un bir prototipi olarak kabul edersek, 1 Kasım 2015 genel seçimlerinde yüzde 47,5 oy oranı ile birinci olan AKP’nin aksine burada ‘hava dönmüş’ görünüyor. İstanbul’da ‘yel ‘Hayır’dan esiyor.’ Muhafazakârından milliyetçisine, demokratından ulusalcısına herkesin tek parti, tek adam rejimi dayatmasına gür bir ‘Hayır’ı var.

YARIN: Metin Yoksu İstanbul 3. Bölge izlenimleri