İzlenim

Mêrdîn sessizliğini sandıkta bozacak


Farklı halkların bir arada yaşadığı ve son bir yıldır birçok ilçesi yasak ve yıkımlara karşı direnen Mêrdîn’de hakim olan sessizlik 16 Nisan’da kendini ‘Hayır’da gösterecek. Birçok kültüre ev sahipliği yapan Mêrdîn’de kime dokunsan belediyelerinin gasp edilmesine ve evlerinin yıkılmasına karşı sandıkta ‘Hayır’ diyeceğini söylüyor

Dicle Müftüoğlu

Mêrdîn tarihi dokusuyla kültürlerin, inançların, farklı halkların bir arada yaşam bulduğu kentlerden biri. Türkiye’nin ana akım medyası tarafından bir nevi sadece dizi seti olarak kullanılan bu kent, yaşadıkları, yaşattıklarıyla hem acıyı hem de birlikte yaşamanın tohumlarını içinde barındırıyor. Son iki yılda savaşın acılarını en derinden yaşayan kent, dik duruşuyla da biliniyor. Bir kente dair bu kadar önemli faktörlerin bir araya gelmesi söz konusu olunca referandumda Mêrdîn’in (Mardin) ortaya çıkartacağı renk de önem arz ediyor.

Sessiz ve huzursuz

Sarı taşlarla örülmüş konakları, kiliseleri, camileri ve dar sokakları tarih ile yoğrulmuş Mêrdîn’in sokakları geçtiğimiz yıllara göre olabildiğine sessiz, soluk görünüyor bu kez. Daha önceleri, kent merkezi başta olmak üzere tarihi mekanlarıyla tanınan ilçeleri yerli ve yabancı turistlerin uğrak yeri olan, sokakları gece-gündüz cıvıl cıvıl olan kent, şimdilerde hükümetin savaş politikaları nedeniyle sessiz. Bu sessizlik, turizmden ekonomisini sağlayan bir kent için huzurdan daha çok huzursuzluk anlamına geliyor. Kentin sokaklarında her an AKP araçları dolaşırken, HDP ve DBP de tüm zor şartlara rağmen sokakta halka “Hayır”ı anlatmaya çalışıyor. Çok az oranda da olsa CHP’lilerin de sokaklarda “Hayır” için çalışma yürüttüğünü görmek mümkün ancak Kürdistan’ın diğer kentlerinde olduğu gibi halkta pek de tabanı olmayan bir parti. HDP ve DBP tarafından yürütülen referandum çalışmaları ise, köylerde ilan edilen sokağa çıkma yasakları nedeniyle startının çok önceden verilmesine rağmen sık sık bölünmelere uğruyor.

8_mardin_2

AKP her şeyi ters yüz etti

AKP araçlarının sokakları turladığı, tüm bilborları AKP afişlerinin kapladığı kentte tüm bu insanların gözüne sokulan “Evet” söylemine herkesin de söyleyecek bir sözü ve nedeni var. Bunlardan biri olan ve artık pek iş yapamayan bir Gümüş ustası olan Fuat Yıldız, “Hepimizin; her dini, her düşünceyi, her görüşten insanı kapsayan yeni bir anayasaya ihtiyacımız vardı. Ancak hükümet her şeyi ters yüz etti” diyerek, inançların bir arada yaşadığı Mêrdîn için çok hassas olan bir noktaya değiniyor ve bu referandum ile laikliğin ortadan kaldırılmak istendiğini söylüyor.

8_mardin_dikey‘Halka dair tek bir madde yok’

Referandumda oylanacak 18 maddeden hiçbirinde halka dair bir şey olmadığını söylüyor Yıldız ve şöyle devam ediyor: “Tümüyle kendi çıkarları doğrultusunda yeni bir Anayasa çıkarıyor. Meclisi ortadan kaldırıyor. Yargıdaki 12 hâkimi o atayacak. Anayasa Mahkemesi üyelerinin neredeyse hepsini kendisi atayacak. Meclis’te yine onun partisi çoğunlukta olduğu için kalan üyeleri de o atayacak. Bir suç işlediğinde kimse onu yargılamayacak.” Son iki yıldır ilçelerde yaşanan yıkımdan da söz ediyor Yıldız, “İlçelerimizi, köylerimizi neredeyse yok etti. Zaten başkanlık sistemi yaşatıldı buralarda. Ne Anayasa, ne hukuk dinlemedi. Bu siyasal İslam’ın getirdiği sistem bütün herkesi perişan edecek. Bizi burada yok etseller de, biz batıdaki insanlar için de ‘Hayır’ diyeceğiz” diyor. Ekonomik olarak dertli olan yurttaşlardan biri de Kasap Şevki Yılmaz. Yılmaz, bu referandumda “Evet” çıkması durumunda kendileri bakımında olumlu bir şey yaşanmayacağını söyleyerek, “Türkiye’de şuan umut vadeden hiçbir şey yok. Çalışıyoruz, çalışıyoruz zarara uğruyoruz. Referandumda başkanlık sistemine ‘Hayır’ diyeceğiz” diyerek gerekçesini özetliyor.

‘Bizi kabul etmeyenleri de biz kabul etmiyoruz’

Referandum üzerine fikrini sorduğumuz başka bir yurttaş olan Metin Akyurt da, kentte devam eden sessizliğe karşı “Hayır” ile seslerini yükselteceklerini söylüyor. Halka karşı zulme “Hayır” dediklerini dile getiren Akyurt, “Kürtleri kabul etmeyen bir başbakanı biz kabul etmiyoruz. ‘Hayır’ dersek başkanlık ellerine geçmez ve bize daha fazla zulüm etmesine izin vermemiş oluruz. Halk olarak hepimiz ‘Hayır’ları yükselterek, bu seçimde başkanlık sisteminin gelmesini engelleyeceğiz” diyor. Mêrdîn kent merkezi ve Mîdyad’ta son iki yılda yaşanan politikalardan yorulmuş ve “‘Evet’ diyeceğiz ki artık yakamızı bıraksınlar, daha fazla seçim yapmasınlar” diyenlerin de olduğunu görmek mümkün.

Kararı halk verecek

Mêrdîn’e bağlı DBP’li belediyelerin tamamına atanan kayyumlar da halkın AKP’ye olan öfkesini arttırmış durumda. Her fırsatta “Seçimle gelen seçimle gider” söylemine rağmen AKP’nin kendi iradelerini hiçe saydığını söyleyen yurttaşlar da, bu referandumu önemli bir fırsat olarak görüyor. Belediyesine kayyum atanan yerlerden biri olan Qoser’de (Kızıltepe) konuşan manav Ali Damar, “Biz şuan Türkiye’de 78 milyon insan yaşıyoruz ve 5 yılda bir seçim oluyor. Her seçimde biz bir karar veriyoruz. Bir daha bize sormaları için, bir anayasa yapılacaksa yine 78 milyonun kararıyla olması için, bu seçimin son olmaması için ‘Hayır’ diyorum” diye belirtiyor. Damar da, özyönetim ilan edilen kentleri hatırlatıyor ve “Özellikle Nusaybin’de, Cizre’de Sur’da katliam yaptılar. Biz bunlara ‘Hayır’ diyoruz. Bizim şarkımızda da söylendiği gibi diyoruz: ‘Na, Na, Na’…” Mehmet Aslan da, böyle bir Başkanlık siteminin başka hiçbir ülkede olmadığını söylüyor ve ekliyor: “80 milyonun hayatına bir insanın bakması kadar mantıksız bir şey yok. Biz tabi ki ‘Hayır’ diyoruz.”

Yıkılan Nisêbîn sandığa rengini verecek

Yönümüzü 7 kez sokağa çıkma yasağının ilan edildiği ve son yasağın 5 ay sürdüğü Nisêbîn’e (Nusaybin) çevirdiğimizde yarıya yakını yıkılmış bir kent karşılıyor bizi. Yakılıp yıkılan birçok şehir gibi bir gövde gösterisini andıran, “zaferimizin büyüklüğü kadar büyük bayrağımız var” dercesine girişte kurulan polis kontrol noktalarında kocaman bayraklar karşılıyor her geleni. Kimlik kontrolleri ve araç aramalarının ardından kentte ulaşıldığında kendini, yaşamını yeniden kuran bir kent var karşımızda. Hala tel örgülerle kapalı 6 mahallesi bulunan ilçede, tel örgülerin ardındaki mahalleler büyük oranda yıkılmış durumda. Nüfusun yarısına yakını, yani yaklaşık 40 bin insan evsiz kalmış durumda. Tüm bu yaşadıklarından sonra yapılacak referandumda söyleyecek sözleri olduğunu söylüyor Nisêbînliler, direnişleriyle birçok kez bu toprakların rengini, ruhunu değiştirenler bu kez de sandığın rengini değiştirmekte kararlı. 8 çocuk annesi olan Fatma Güneş, bu anlamda tavırlarını net bir şekilde ortaya koyuyor ve insanlara da şu çağrıyı yapıyor: “Ben Kürt doğdum diyen bir kişi bu saatten sonra ‘Evet’ diyemez. Bizim Nusaybin’de neler yaşadığımızı herkes gördü. Yasak olan köylere baksınlar, Cizre’ye, Sur’a, Nusaybin’e, Şengal’e baksınlar ve ‘Hayır’ı yükseltsinler. Ölünceye kadar ‘Hayır.”

Nisêbîn’de ‘Evet’ demek için bir sebep yok

Nisêbîn’in köyünde yaşayan 7 çocuk annesi Sultan Akalan, yaşananları unutmadıkları için sandık başında olacaklardan. Akalan, “Biz zulmü unutmayacağız, şehitlerimizi unutmayacağız. Ne hayvan bıraktılar köylerde, ne de insan. Biz kayıp insanlarımızı nasıl unuturuz? Erdoğan’a ‘Evet’ demek için tek bir sebep var mı?” diye soruyor.

8_şükriyeYaşananlar unutulmuyor

Nisêbîn, Kerboran (Dargeçit) ve Dêrik ilçeleri ile başlayan ve aylarca süren, son dönemde Omeriyan bölgesinde bulunan Xerabê Bava, Talatê köylerinde devam ettirilen sokağa çıkma yasakları, kent için kabuk bağlaması güç yaralar açmış durumda. Bu ilçelerde yaşanan savaş, yıkım, zulüm hali ne yazık ki sadece bu kentlerde yaşayan insanların yaşamlarında etkiler bırakmadı. Çevre ilçelerde yaşayanlar da, bu yaşananlara tanıklık etti ve kimi zaman onlara evlerini, yüreklerini açarak bu acıları paylaştı. Bu sebeple gördükleri onların da referandumda sandığa gitme gerekçeleri. Bunlardan biri olan Midyat’ın Site köyünden olan 5 çocuk annesi Şükriye Akar’a sandığa ilişkin fikrini sorduğumuzda, “Köylerimiz yakılıyor, çocuklar öldürülüyor, işkenceye maruz kalıyoruz biz nasıl ‘Evet’ diyelim? Dünya var oldukça da biz zalimlere’a ‘Hayır’ diyeceğiz” diye net bir yanıt veriyor.

YARIN: Wan izlenimleri